|
|
|
Cuma, 30 Temmuz 2010 |
|
SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNDEN İŞYERİ HEKİMLERİNE BASKI
Bir kısım Sağlık Müdürlüklerinde hekimlere telefonla ulaşılarak kamuda çalışanların mesai saatleri dışında işyeri hekimliği yapabilmelerinin bugünden sonra mümkün olmayacağı, Anayasa Mahkemesi Kararıyla, döner sermayesi olmayan kurumlarda çalışanların işyeri hekimliği yapabileceği; bu kapsamda olmayan kamu görevlisi tabiplerin, mevcut işyeri hekimliklerinden ayrılmaları gerektiğinin bildirildiği duyumu alınmıştır. Bu yönde girişimlerin önüne geçmek ve meslektaşlarımızın hak kayıplarını önlemek için aşağıdaki açıklamanın yapılması gerekmiştir.
Kamuoyuna Tam Gün Yasası olarak sunulan 5947 sayılı Yasa’da hekimlerin çalışma alanlarına ilişkin sınırlamalar getirilmiş; Anayasa Mahkemesi Kararıyla bu sınırlama kaldırılmış, Danıştay Kararlarıyla da Anayasa Mahkemesi Kararına aykırı olarak Sağlık Bakanlığının çalışma sınırlamalarının var olduğuna ilişkin işleminin yürütmesi durdurulmuştur.
Anılan Danıştay Kararında “…dava konusu işlemle, 30 Temmuz 2010 tarihinden itibaren kamuda çalışan tüm doktorların muayenehane açmaları ve özel sağlık kuruluşunda çalışmalarının mümkün olmadığının ilan edilmesinde, 5947 sayılı Yasa hükümlerine, Anayasa Mahkemesi kararına ve hukuka uyarlık bulunmamaktadır…” (Danıştay 5.Daire 21.7.2010 tarih ve 2010/4406 sayılı Karar) Bu kararda bahsi geçen çalışma biçimleri arasında işyeri hekimliğinin de bulunduğunda kuşku bulunmamaktadır.Ayrıca belirtmek gerekir ki, çalışma kısıtlamaları yasa ile açıkça getirilir. Yasal düzenleme ile açıkça getirilmemiş olan bir kısıtlama yorum yoluyla yaratılamaz. Bu çerçevede, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve halen işyeri hekimliği de yapanların işyeri hekimliğinden ayrılmaları gerektiğine ilişkin olarak ortaya atılan iddiaların herhangi bir dayanağı bulunmamaktadır. Bu yöndeki taleplerin resmi ve yazılı olarak yapılması halinde Hukuk Büromuz tarafından iptali için girişimde bulunulacaktır. Ayrıca belirtelim ki, yasaya aykırı olan bu talimatları verenler bu sebeple ortaya çıkacak olan hak kayıplarından bizzat sorumlu olacaklardır.
Meslektaşlarımızın ve sağlık yöneticilerinin mağduriyetine sebep olunmaması bakımından ilgili yasalar ile bunlara ilişkin yargı kararlarına uyulması gereğini önemle belirtmek isteriz.
|
|
|
Perşembe, 29 Temmuz 2010 |
|
“SAYIN” SAĞLIK BAKANI’NI,
DOKTORLARA YÖNELİK SEVGİSİZ, HÜRMETSİZ, DEĞERBİLMEZ ÜSLUP VE TUTUMUNDAN VAZGEÇMEYE DAVET EDİYORUZ!
“Tuzu kuru doktorlar.”
"Neden bir üniversite öğretim üyesi, bir anabilim dalı başkanı ’muayenehanem olacak’ der? O anabilim dalı başkanlığını muayenehanesi için bir şekilde kullanıyor da ondan.”
“Bir şef doktora Tabipler Birliği’nin dediği gibi sekiz bin lira verirsem çalışmazlar.”
“TTB sağlık hizmetlerinin paralı olmasını savunuyor.“
“TTB tarih önünde hesap verecektir.”
Bu sözler; “Sayın” Sağlık Bakanı Dr. Recep Akdağ’ın, “Tam Gün Yasası” tartışmaları sırasında kamuoyunda sık sık kullandığı ifadelerden sadece bazıları
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Salı, 27 Temmuz 2010 |
|
SAĞLIK BAKANLIĞI HUKUKA SAYGI GÖSTERMELİ,
ANAYASA MAHKEMESİ VE DANIŞTAY’IN KARARLARINI YOK SAYMAKTAN VAZGEÇMELİDİR!
Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 27.07.2010 tarihinde yaptığı genel yazı üzerine, TTB Merkez Konseyi bir basın toplantısı düzenledi. TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Eriş Bilaloğlu basın toplantısında şunları söyledi:
Sağlık Bakanlığı Anayasa Mahkemesi ve takiben Danıştay Kararına açıkça aykırı davranmaktadır. Söz konusu yazı ile bir tehdit ortamı doğurmakta, hekimleri tehdit etmektedir. Açıkça kanunsuz bir emir vermektedir.
Buradan sesleniyorum Sayın Bakan anlaşıldığı kadarıyla bu tutumda ısrarlıdır. Söylemekte yarar var; bu kanunsuz emri yalnızca veren değil bu emri uygulayanlar da sorumludur. O nedenle bilgilendiriyoruz ve uyarıyoruz: Bu işlemleri yerine getirenler de doğacak sonuçlardan ve zararlardan şahsen sorumludur.
Hekimlere sesleniyorum: kamuda çalışan hekimlerin, kamu dışında herhangi bir meslek icrasında bulunuyorlarsa bu durumlarını değiştirmelerini gerektiren bir neden yoktur.
30 Temmuz 2010 tarihi öncesi ve sonrası kamu dışında çalışmanızı belgeleyen bir tutanak tutma işlemi ile karşılaşır ya da doğrudan bu çalışmanızı sonlandırmanız istenirse;
1-Yapılan işlemin dayanağını sorunuz ve söylenen gerekçeyi tutanak altına alınız.
2-İşlemi yapan kişi/kişilerin ad, soyad ve görevlerini kaydediniz.
3-Tabip odası aracılığıyla bize bildiriniz.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Pazar, 25 Temmuz 2010 |
|
“Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası”nda Hekimlerin Dikkatine!
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yaptırılmasına ilişkin 1219 sayılı Yasa hükmü 30 Temmuz 2010 günü yürürlüğe girecektir.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Perşembe, 22 Temmuz 2010 |
Doktorlara müjde |
 |
Danıştay, bugün almış olduğu kararla muayenehanesi olan ve işyeri hekimliği yapan doktorların yüzünü güldürecek
Danıştay 5. Dairesi, Sağlık Bakanlığı'ndan savunma gelinceye kadar kamu kurumlarındaki hekimlerin muayenehanelerini 30 Temmuzdan itibaren kapatmalarına ilişkin hükmün yürütmesini durdurdu.
Danıştay 5.Dairesi'nin, Anayasa Mahkemesi'nin “Tam Gün" kararıyla ilgili Sağlık Bakanlığı'nın yorum ve uygulamalarını hukuka aykırı bulduğu bildirildi. Konuya ilişkin Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi'nce yazılı bir açıklama yapıldı. Açıklama şöyle:
“Tam Gün" Yasası ile hekimlerin, güvencesiz ve giderek düşürülecek ücretlerle günde 14-15 saat tek bir kurumda çalışmaya mecbur bırakılması planlandı.
5947 sayılı Kanun'un bütün hekimlere çalışma yasağı getiren 7. maddesi 30 Temmuz 2010 günü yürürlüğe girecekti.
Anayasa Mahkemesi, 16 Temmuz 2010 günü açıkladığı kararı ile 5947 sayılı Kanun'un 7. maddesiyle, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 12. maddesinin değiştirilen; İkinci fıkrasının birinci tümcesinde yer alan “ … bentlerden yalnızca birindeki …" ibaresini Anayasa aykırı bularak iptal etti.
Anayasa Mahkemesi, sadece kararı iptal etmedi, aynı zamanda iptal edilen maddeye ilişkin verdiği kararın sonuçsuz kalmaması için yürürlüğünü de durdurdu.
Sağlık Bakanlığı, Anayasa Mahkemesi kararını sonuçsuz bırakacak bir biçimde Mahkemenin kararının üniversite öğretim üyeleri dışındaki hekimleri kapsamadığını, hekimler kamu dışında çalışmaya devam ederse memuriyetten çıkarma dahil her türlü işlemi yapacağını açıkladı.
Türk Tabipleri Birliği, hem yazılı hem de sözlü olarak kararın bütün hekimleri kapsadığını hukuki dayanakları ile belirterek, Sağlık Bakanlığını Anayasaya uygun davranarak Mahkeme Kararını uygulamaya çağırdı.
Bu çağrıları sonuçsuz kalınca Anayasaya aykırı Bakanlık işleminin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemi ile Danıştay'a başvurdu. Bu gün Danıştay tarafından açıklanan yürütmeyi durdurma kararı ile Bakanlık işleminin Anayasa Mahkemesi Kararına ve hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldı.
Böylece hekimler, 30 Temmuz 2010 tarihinden itibaren de kamu kuruluşlarındaki mesailerinin bitiminde mesleklerini başka yerlerde de yapabileceklerdir.
Danıştay'ın verdiği bu son kararla Sağlık Bakanlığı'nın yaptığı yorumların yanlış olduğu ortaya çıkmıştır. Biz Türk Tabipleri Birliği olarak bütün hekimlerimiz adına Sağlık Bakanlığını halkımıza ücretsiz, ulaşılabilir, nitelikli bir sağlık hizmeti vermek üzere göreve çağırıyoruz.
TTB olarak; hekimlerin tek bir işte, tehdit edilmeden zorlanmadan, teşvik edilerek tam süre çalışmasını savunuyoruz. Bu çalışmanın; hekimler dahil olmak üzere bütün sağlık çalışanlarının güvenceli, makul çalışma sürelerinde, sağlıklı koşullarda, şiddetten arınmış bir ortamda, hedef gösterilmeksizin, insanca yaşayabilecekleri bir temel ücret karşılığında olmasını istiyoruz. Biz biliyoruz ki çok zor koşullarda çalışan bütün sağlık çalışanlarına bu haklar sağlandığında, halkımıza verilen sağlık hizmeti de daha iyi bir düzeye gelecektir"
|
|
|
Son Güncelleme ( Pazar, 25 Temmuz 2010 )
|
|
|
Perşembe, 22 Temmuz 2010 |
|
TTB Sağlık Bakanlığı’na Tam Gün ile ilgili Anayasa Mahkemesi Kararına ilişkin görüş yazısı gönderdi
SAYIN
PROF.DR.RECEP AKDAĞ
T.C.SAĞLIK BAKANI
Sıhhiye/ANKARA
1038/2010
19.07.2010
Sayın Bakan,
Bilindiği üzere, 5947 sayılı Üniversite ve Sağlık Personelinin Tam Gün Çalışmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’a ilişkin iptal başvurusu Anayasa Mahkemesi tarafından 2010/29 Esas sayılı dosyada 16.07.2010 günü karara bağlanmış ve aynı gün kısa karar açıklanmıştır.
5947 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle, 11.4.1928 günlü, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 12. maddesinin değiştirilen; İkinci fıkrasının birinci tümcesinde yer alan “ … bentlerden yalnızca birindeki …” ibaresi Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş ve uygulanması sonradan giderilmesi güç zararlara yol açacağından yürürlüğü durdurulmuştur.
Gerek sizin tarafınızdan medyada gerekse Sağlık Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği tarafından 16.07.2010 günlü “Tam Gün Kanunu ile İlgili Basın Açıklamasında”; “Anayasa Mahkemesinin kararına ve kanuna göre öğretim üyeleri dışında kamuda çalışan tüm doktorların muayenehane açması veya özel sağlık kuruluşlarında çalışması mümkün bulunmamaktadır. Bu uygulama 30 Temmuz 2010 tarihinden itibaren başlayacaktır” denilmiştir.
Ancak yapılan açıklamalarda kamuda çalışan hekimlerin, 30 Temmuz 2010 tarihinden itibaren 8 saatlik mesai sonrası işyeri hekimliği, özel bir sağlık kuruluşu ya da hastanede kısmi zamanlı çalışmasını ya da özel muayenehanesinde çalışmasını yasaklayan Kanun’un hangi Kanun olduğu belirtilmemiştir.
Bilindiği üzere Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen ibare ile kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan hekimlerin yalnızca kamu kuruluşlarında çalışabileceği düzenlenerek, kamu dışında çalışmaları yasaklanmıştır. Anayasa Mahkemesi tarafından yukarıda belirtilen ibarenin iptal edilmesi ile birlikte bu yasak ortadan kalkmıştır.
5947 sayılı Yasanın 19/a bendi ile 30 Temmuz 2010 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılacak olan 2368 sayılı Yasa’nın 3. maddesinde; kamuda çalışan hekimlerin genel olarak kamu dışında hekimlik mesleğini icra etmeleri yasaklanmıştır. Aynı Kanunun 4. maddesinde ise belli koşullar altında bu yasağın kaldırılacağı ve serbest çalışmaya izin verileceği düzenlenmiştir. Ayrıca 2368 sayılı yasa ile sağlık çalışanlarının haftalık çalışma süresi diğer çalışanlardan farklı olarak 45 saat olarak belirlenmiştir. 2368 sayılı Yasa’nın yürürlükten kaldırılması ile birlikte kamuda çalışan hekimlerin mesai sonrası mesleklerini serbest olarak icra etmelerini yasaklayan hüküm ile 45 saatlik haftalık mesai süresi de ortadan kalkacaktır.
657 Sayılı Devlet memurları Kanununda memurların kamu görevi dışında bütün gelir getirici faaliyeti yasaklanmış değildir. Yalnızca 657 sayılı Yasanın 28. maddesinde sayılan işleri yaparak gelir elde etmek yasaktır. Bunlar ise tacir veya esnaf veya ticari mümessil sayılmalarını gerektiren faaliyetlerdir. 1219 sayılı Yasanın 12. maddesinde, 657 sayılı Yasa’nın 28. maddesine paralel olarak hekimlerin hekimlik yaparken ticaretle uğraşamayacakları, hekimliğin tacirlikle bağdaşmayacağı belirtilerek yasaklanmıştır. Altı çizilerek belirtmek gerekirse; 1219 sayılı tıp sanatlarının uygulanmasına dair yasa, 1965 yılında çıkarılan Devlet Memurları Kanunundan çok önce hekimlik mesleğinin ticari faaliyet olmadığını tanımlamıştır. Yine 1928 yılından bu yana hekimler açıkça yasa ile yasaklanan durumlar dışında kamu görevlerinin dışında mesleklerini kısmi zamanlı olarak icra edegelmişlerdir.
1219 sayılı Yasanın 12. maddesindeki yasaklayıcı ibarenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ile birlikte bu yöndeki özel yasak kalkmıştır. Bu nedenle kamuda çalışan hekimler, tıpkı üniversite öğretim üyeleri gibi mesailerinin bitiminde halen yapmakta oldukları kısmı zamanlı işlerde veya muayenehanelerinde sağlık hizmeti vermeye devam etme hakkına sahiptir.
Aksi yöndeki uygulamalar, Anayasanın 153. maddesinin son fıkrasında yer alan Mahkeme Kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlayacağı kuralına aykırı olacaktır. Öte yandan hekimlerin kısmi zamanlı olarak çalıştıkları işleri, Bakanlığınızın olası hukuka aykırı açıklama ve girişimleri sonucu bırakmak zorunda kalmaları halinde doğacak zararların tazmini de gündeme gelecektir.
Bütün bunlara yer bırakmaksızın, kamuda çalışan hekimlerin mesai sonrası hekimlik mesleğini icra etmelerinin hukuka uygun olduğunu dikkate alarak gerekli açıklamanın yapılması talebimizi saygılarımızla bilgilerinize sunarız.
Dr. Eriş Bilaloğlu
TTB Merkez Konseyi
Başkanı
|
|
Son Güncelleme ( Pazar, 25 Temmuz 2010 )
|
|
|
Salı, 20 Temmuz 2010 |
|
657 sayılı Yasaya tabi olarak kamu sağlık kuruluşlarında çalışan hekimler mesai sonrası serbest hekimlik yapabilir mi?
Kurum tabipliklerinde ve mahalli idarelerde çalışan hekimlerin işyeri hekimliği yapabileceği, 1219 sayılı Yasanın 12. maddesine eklenen üçüncü fıkrasında belirtilmektedir.
Diğer hekimler yönünden ise; çalışma yasağı getiren 5947 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle, 11.4.1928 günlü, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 12. maddesinin değiştirilen; İkinci fıkrasının birinci tümcesinde yer alan “ … bentlerden yalnızca birindeki …” ibaresi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş ve uygulanması sonradan giderilmesi güç zararlara yol açacağından yürürlüğü durdurulmuştur.
Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen ibare, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan hekimlerin yalnızca kamu kuruluşlarında çalışabileceğini düzenleyerek, kamu dışında hekimlik mesleğinin icrasını yasaklıyordu. Anayasa Mahkemesi tarafından bu ibarenin iptal edilmesi ile birlikte bu yasak ortadan kalkmıştır.
Bilindiği gibi 5947 sayılı Yasanın 19/a bendi ile 2368 sayılı Yasa 30 Temmuz 2010 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılacaktır. Bu Yasa’nın 3. maddesi ile kamuda çalışan hekimlerin genel olarak kamu dışında hekimlik mesleğini icra etmeleri yasaklanıyordu. Aynı Kanunun 4. maddesinde ise belli koşullar altında bu yasağın kaldırılacağı ve serbest çalışmaya olanak verileceği düzenleniyordu. 2368 sayılı Yasa’nın yürürlükten kaldırılması ile birlikte kamuda çalışan hekimlerin mesai sonrası mesleklerini serbest olarak icra etmelerini yasaklayan hüküm ile 45 saatlik haftalık mesai süresi de ortadan kalkacaktır.
Sağlık Bakanlığı açıklamalarının muhtemel dayanağı 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu olduğu düşünülmektedir. Ancak 657 sayılı Devlet Memurları Kanun’unda memurların kamu görevi dışında bütün gelir getirici faaliyetleri yasaklanmış değildir. Memurların yalnızca 657 sayılı Yasanın 28. maddesinde sayılan işleri yaparak gelir elde etmeleri yasaktır. Bunlar ise tacir veya esnaf veya ticari mümessil sayılmalarını gerektiren faaliyetlerdir. Zaten 1928 yılından bu yana 1219 sayılı Yasanın 12. maddesinde de, 657 sayılı Yasa’nın 28. maddesine paralel olarak hekimlerin hekimlik yaparken ticaretle uğraşamayacakları, hekimliğin tacirlikle bağdaşmayacağı belirtilerek yasaklanmıştır. Böylece 1219 sayılı tıp sanatlarının uygulanmasına dair yasa, 1965 yılında çıkarılan Devlet Memurları Kanunundan çok önce hekimlik mesleğinin ticari faaliyet olmadığını tanımlamıştır. Yine 1928 yılından bu yana hekimler zaman zaman çıkarılan kimi yasalarda yer alan hükümlerle açıkça yasaklanan durumlar dışında kamu görevlerinin yanı sıra mesleklerini kısmi zamanlı olarak icra ede gelmişlerdir.
Başta da belirtildiği üzere 1219 sayılı Yasanın 12. maddesindeki yasaklayıcı ibarenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ile birlikte kamuda çalışan hekimlere getirilen özel yasak kalkmıştır. Bu nedenle kamuda çalışan hekimlerin, 8 saatlik günlük mesailerinin bitiminde tıpkı üniversite öğretim üyeleri gibi halen yapmakta oldukları kısmi zamanlı işlerde veya muayenehanelerinde sağlık hizmeti vermeye devam etme hakkına sahip olduğu düşünülmektedir. Sağlık Bakanlığı’nın aksi yönde uygulama işlemleri yapması halinde konunun yargıya taşınması ve yürütmeyi durdurma istemi ile birlikte hukuka aykırılığın giderilmesi istenebilir.
|
|
Son Güncelleme ( Salı, 20 Temmuz 2010 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Pazartesi, 19 Temmuz 2010 |
|
Sağlık Bakanı Dr. Recep Akdağ’ın, kamuda çalışıp muayenehanesi olan hekimler için ısrarla kullandığı “tuzu kuru doktorlar” ifadesi ve geçtiğimiz gün bir televizyon kanalında söylediği "Neden bir üniversite öğretim üyesi, bir anabilim dalı başkanı, hem anabilim dalı başkanı olacak hem de ’muayenehanem olacak’ der? Bunun sebebi çok açık. O ana bilim dalı başkanlığını muayenehanesi için bir şekilde kullanıyor da ondan.” şeklindeki sözleri için ise şimdilik sadece; kendisinin de politikaya girmeden önce Erzurum’da Atatürk Üniversitesi’nde öğretim üyesi iken aynı şekilde çalışıp çalışmadığını sormakla yetindiğimizi belirtiyoruz.
|
|
Son Güncelleme ( Salı, 20 Temmuz 2010 )
|
|
Devamını oku...
|
|
| | |
|